Blog

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘Hükümlü Lehine Yargılamanın Yenilenmesi Nedenleri’ başlıklı 311. Maddesinde, ‘hükmün insan haklarını ve ana hürriyetleri korumaya dair sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin ve bu aykırılığa dayandığının AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması halinde, AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde yargılamanın yenilenmesinin talep edilebilmesine ek olarak aynı imkanın Anayasa Mahkemesi kararlarında uygulanamamasının bireysel başvurunun amacına ters düşmesi nedeniyle, yargılamanın yenilenmesi yoluna Anayasa Mahkemesi kararları için de gidilebilmesi gerektiği gerekçesiyle 311. Maddede değişiklik yapılması ile ilgili olarak 05.12.2013 tarihinde kanun teklif verilmiştir.

Devamını Oku..

07.11.2013 tarihinde; 2.07.1964 tarihli ve 492 sayılı harçlar kanunu’nda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi verilmişitir. Kanun teklifinin gerekçesi özetle ‘ 24.09.2012 tarihinden beri bireysel başvuru alan Anayasa Mahkemesi, kendisine gelen 3 bin 500 başvurunun hiçbirini kabul edilebilir bulmadı. Anayasa Mahkemesi’ne açılan davalarda ‘kabul edilmezlik’ oranı yüzde 97’ler oranına ulaşmış bulunmaktadır. Bunları yaparken avukat dahi zorlanıyor, vatandaşın yapması imkansız. Oysa AHIM’de başvuru çok sade ve açıklayıcı. Kısa bir form var, doldurup harçsız gönderiyorsunuz, onlar size belgelerinizi toplayıp göndermenizi istiyor. Bunu yaparken size masraf olmasın diye kendi pulunu da gönderiyor. Anayasa Mahkemesi harçları ve başvurulardaki bürokrasiyle insanları usandırıyor. Bu kapsamda, 15.09.2012 tarih ve 28422 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Harçlar Kanunu 68 nolu Genel tebliğ uyarınca Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruların harca tabi olduğu ilan edildi. Anayasa Mahkemesi kamu hukuku başvuru yolu olduğu için harçlar kesinlikle kaldırılmalı, vatandaşın hakkını aramasının önü açılmalıdır.’ şeklindedir.

Devamını Oku..

Doping araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin karar 9 kasım 2013 tarihli 28816 sayılı karar ile Resmi Gazetede yayımlandı. 05.11.2013 tarihli 1051 sayılı karar aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.

Devamını Oku..

19.04.2012 tarihli 6292 sayılı kanunun 6. maddesinde 4. ve 8. fıkralarında değişiklik yapılması için kanun teklifi verilmiştir. Söz konusu teklifin gerekçesinde; 6292 sayılı kanunda hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesinde ülkemizin sosyal ve gelir boyutu bir kenara bırakılarak, hükümetin sadece gelir elde etme amacına yönelik bir kanun uygulaması amaçlandığı belirtilmiştir. Bu sebeple 6. maddenin aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Devamını Oku..

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU’nun 09.10.2013 tarihli 801 numaralı kararı ile Türkiye genelinde faaliyette bulunan çocuk ağır ceza ve çocuk mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin daha önce Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca verilen tüm kararlarının kaldırılmasına,alınarak Adalet Bakanlığının teklifinin kabulü ile Türkiye genelinde faaliyette bulunan çocuk ağır ceza ve çocuk mahkemelerinin yargı çevrelerinin, çocuk ağır ceza mahkemeleri için o yer ağır ceza mahkemesi yargı çevresi ile, çocuk mahkemelerinin yargı çevresinin ise kurulduğu il veya ilçenin asliye ceza mahkemesi yargı çevresi ile aynı olarak belirlenmesine Derdest olan davalara kesinleşinceye kadar halen görüldükleri mahkemeler tarafından bakılmasına,6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 32’nci maddesinin 4’üncü fıkrasının (a) bendi gereğince kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasına karar verilmiştir.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22. maddesinde sayılı hallerde ihtiyaçların ilan yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temini usulüne başvurulabileceğine düzenlemenin (i) bendinde değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi TBMM’ne sunulmuştur. Maddenin mevcut haline göre; Seçim dönemi bitmeden önce seçimlerin yenilenmesine veya ara seçime ya da Anayasa değişikliğinin halkoyuna sunulmasına karar verilen hallerde; Yüksek Seçim Kurulu tarafından yapılacak filigranlı oy pusulası kağıdı ve filigranlı oy zarfı kağıdı alımı ile oy pusulası basım hizmeti alımı, mahalli seçimlerde ise İl Seçim Kurulu başkanlıkları tarafından alınacak oy pusulası basım hizmeti alımı halinde ilan yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın ihtiyaçlar doğrudan temin edilebilmektedir.

Devamını Oku..

Özel sağlık sigortası uygulamalarına dair bilgilendirme ve teklif, sözleşme türleri, ömür boyu yenileme garantisi, katılım sertifikası, plan değişikliği ve geçiş işlemleri, sözleşme iptali, sigorta süresinin sona ermesinden sonraki tedavilere ilişkin genel hükümler ile özel sağlık sigortası tarifesi, sağlık konularında uzman kişi çalıştırma zorunluluğu ve aktüerya raporu, hizmet satın alma, sağlık bilgileri ve bilgilerin gizliliği, özel sağlık sigortalarında çalışma esasları ile tamamlayıcı ve destekleyici sağlık sigortası ürünlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Özel Sağlık Sigortaları Yönetmeliği 23.10.2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Yönetmeliğin özel sağlık sigortası teminatı veren şirketlerin; sağlık hizmet sunucusu ile iletişimi sağlamak ve tazminat ödemelerini hızlı bir şekilde gerçekleştirmek üzere gerekli idari ve teknik alt yapıyı kurması ile bilgi işlem altyapısının SBGM tarafından istenilen bilgileri zamanında ve kesintisiz bir şekilde sağlaması zorunluluğu ve SBGM, bilgi aktarımı ve bilgi işlem altyapısı ile Müsteşarlıkça belirlenecek diğer hususlarla ilgili incelemeleri yaparak tespit ve değerlendirmelerini Müsteşarlığa iletmesine dair 17. maddesinin yayımından 1 yıl sonra, diğer maddelerin ise 6 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 65 inci maddesi 11.10.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6498 sayılı kanunla değiştirilmiştir. Buna göre tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Ayrıca bu kanuna aykırı olarak yıkma veya imar izni verenler, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Değişiklik ile birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiillerin, korunması gerekli kültür ve tabiat varlığını yurt dışına kaçırmak amacıyla işlenmiş olması halinde ise verilecek cezalar bir kat artırılacağı öngörülmüştür. Aynı madde ile bünyesinde koruma, uygulama ve denetim büroları kurulan idarelerden 57. maddenin yedinci fıkrası uyarınca izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların da altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılmasını öngören kanun hükmü yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinin 5 fıkrası ile taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı tutulmuş olup, taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulması hariç olmak üzere  suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayet aranmamaktadır. Gerek iş kazaları gerek trafik kazalarının birçoğunun taksirle yaralama kapsamında değerlendirilmesinden ötürü suçtan mağdur olanlar şikayet konusunda gecikmekte ve bu sebeple bir çok hak kayıpları olmaktadır. Suçla korunan hukuki değer beden bütünlüğü ve vücut dokunulmazlığı olup toplumsal bir değer olan bu haklara yönelik eylemlerin taksirle de olsa yaptırımla karşılanması gerektiği belirtilerek 04.10.2013 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan yasa teklifi ile taksirle yaralama suçu takibi şikayete bağlı suçlar arasından çıkarılarak re’sen takip edilecek suçlar arasına alınması amaçlanmıştır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17. maddesinin 4. fıkrasına eklenecek bent ile sosyal devlet ilkesi uyarınca engelli vatandaşlarımız ile onlara bakmakla yükümlü olan ailelerine ticari otomobil alımlarında, su, elektrik ve doğalgaz hizmetlerinden yararlanmalarında KDV’den muaf tutulmalarını öngören kanun teklifi 23.09.2013 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulmuştur.

Sermaye Şirketlerinin Açacakları İnternet Sitelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 21.09.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kurulan şirketlerin kuruluşlarının ticaret siciline tescil edildiği tarihten itibaren ve yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kapsama dahil olan sermaye şirketlerinin, kapsama girdikleri tarihten itibaren üç ay içinde internet sitesi açmaları ve bu sitenin belirli bir bölümünü şirketçe kanunen yapılması gereken ilanların yayımlanması için özgülemeleri öngörülmüştür. şirketler topluluğuna dahil olup da doğrudan bağımsız denetim kapsamında olmayan sermaye şirketleri ise yönetmelik ile internet sitesi açmakla yükümlü tutulmamıştır.

Devamını Oku..

Sondajla maden çıkarılan işlerin yapıldığı işyerleri ile yeraltı ve yerüstü maden işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunması için uyulması gerekli asgari şartları belirleyen Maden İşyerlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliği 19.09.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

23/8/2012 tarihli ve 28390 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ağaçlandırma Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde Hazine taşınmazları üzerinde özel ağaçlandırma, özel imar-ihya, özel erozyon kontrolü ve özel orman fidanlığı yapılmak amacıyla ön izin verilmesine ve kiralama yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 358 numaralı Milli Emlak Genel Tebliği Resmi Gazete’de yayımlanarak Yürürlüğe girmiştir.