Blog

Isı yalıtımı, ısıtma sisteminin yakıt dönüşümü ve ısıtma sisteminin merkezi sistemden ferdi sisteme veya ferdi sistemden merkezi sisteme dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır. Toplam inşaat alanı ikibin metrekare ve üzeri olan binalarda ise merkezi ısıtma sisteminin ferdi ısıtma sistemine dönüştürülmesi ancak kat maliklerinin sayı ve arsa payı olarak oybirliği ile alacakları karar ile mümkündür. Yapılacak ortak işlerin giderleri ise arsa payı oranına göre belirlenir.

Yeni Ticaret Kanunu’nun 64. maddesinde yapılan değişiklik ile “Yevmiye ile yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayının izleyen faaliyet döneminin üçüncü ayın sonuna kadar notere yaptırılacağı” hükmü;  Yevmiye defterlerinin kapanış onayının izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar, yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayının ise izleyen faaliyet döneminin birinci ayının sonuna kadar notere yaptırılabileceği şeklinde değiştirilmiş olup söz konusu hüküm 01.01.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yeni Borçlar Kanunu kapsamında 01.07.2012 tarihinden sonra  işçinin işverenden alacağına ilişkin düzenlenecek ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurların tamamını taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüz olacaktır. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini göstermeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını içeren ödeme belgeleri ise ancak içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmünde sayılmakta olup, bu halde de ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur. Ayrıca öngörülen bir aylık bekleme süresi ibra sözleşmelerinin düzenlenme zamanıyla ilgili olup, kanun hükmüyle işçinin fesihle muaccel hale gelen haklarının ödeme tarihi ertelenmiş değildir.

İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesi ile UYAP’ın kullanılması esasları  yeniden düzenlenmiştir. Buna göre icra mahkemeleri, icra ve iflâs dairelerinin iş süreçlerindeki her türlü veri, bilgi ve belge akışı ile dokümantasyon işlemleri, bu işlemlere ilişkin her türlü kayıt, dosyalama, saklama ve arşivleme işlemleri ile uyum ve işbirliği sağlanmış dış birimlerle yapılacak her türlü işlemler UYAP ortamında gerçekleştirilecektir. Hâkim, icra müdürü, icra müdür yardımcısı, icra kâtibi ve diğer personel iş listesini günlük olarak kontrol etmek ve süresinde yerine getirmekle yükümlü olup, mahkemelere ve icra ve iflâs dairelerine fizikî olarak verilen ve gönderilen her türlü evrak, elektronik ortama aktarılarak UYAP’a kaydedilerek ve ilgili birime gönderilecektir. Taraf ve vekilleri ile diğer ilgililer, güvenli elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla mahkemeler veya icra ve iflâs dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge gönderip takip açabilecek, icra iflâs dairelerinde yapılacak sorgulamalarda vekil ile takip edilen dosyalarda, aynı konu hakkında Adalet Bakanlığı tarafından belirlenecek sürelerde sorgulama yapılması talep edebilecek, UYAP Avukat Portal üzerinden ise her zaman sorgulama yapılabilecektir. Ayrıca yönetmelik ile taraf veya vekilleri tarafından elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda biteceği, fizikî ortamda yapılan işlemlerde süre mesai saati sonunda biteceği belirtilmiş olup, elektronik ortamda yapılacak işlemlerin, ertesi güne sarkmaması açısından saat 00:00’a kadar tamamlanması zorunlu tutulmuştur.

11.04.2013 tarihli Resmi gazetede yayınlanan 6455 sayılı kanunun 77. maddesiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 584. maddesine eklenen fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkarlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Performans düşüklüğü nedeniyle işveren tarafından yapılan fesihlerin geçerli ve hukuka uygun fesih sayılabilmesi  için; işçinin üstleneceği işin tanımı  ve her bir pozisyon için ayrı ayrı belirlenen işyerine özgü performans ölçüm kriterleri ve hedefleri önceden işçiye  tebliğ edilmiş olmalıdır. Söz konusu kriterler ve hedefler belirli, özel, ölçülebilir, başarılabilir, makul ve zamanı belli olmalıdır. Bilimsel, teknik ve objektif olarak hazırlanan performans değerlendirme sistemi bulunmalıdır. Ayrıca işçiye performans değerlendirmesine karşı itiraz hakkı tanınmış olması, düşük performansın alınan tedbirlere rağmen bir süre devam etmesi ve makul düzeye ulaşmamış olması, işveren tarafından işçinin başka yerde istihdam imkanı olup olmadığının araştırılmış olması ve son çare olarak feshe başvurulmuş olması gerekmektedir.

İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı TBMM’de kabul edilerek yasalaştı. 4. yargı paketi olarak bilinen bu kanunla birlikte getirilen yenilikler ise şöyle sıralanabilir;

Devamını Oku..

Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasına göre ‘olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır’  ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un ‘Bireysel başvuru hakkı’  kenarbaşlıklı 45. maddesinin ikinci fıkrası da ‘ihlale neden olduğunu ileri sürülen işlem, eylem ya da için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir’ hükümlerine göre Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel başvurularda tüm kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Anayasa Mahkemesi’nin de bu konuda emsal kararları bulunmaktadır.

Devamını Oku..

648 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin ‘Parlamenter demokrasi ve kuvvetler ayrılığı ilkesini kabul eden Anayasanın 7 nci maddesinde “yasama yetkisi”, Türk Ulusu adına TBMM’ne verilmiş ve bu yetkinin devredilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bunun tek istisnası, Anayasanın 91 inci maddesinde Bakanlar Kurulu’na kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilmesidir. Bu istisnai yetkinin “yetki devri” niteliğine bürünmemesi için, Anayasa Mahkemesi’nce de belirtildiği üzere, KHK çıkarma yetkisinin “önemli, ivedi ve zorunlu” durumlarda verilmesi, ayrıca bu koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Siyasal iktidarın sayısal çoğunluğa dayalı olarak yasama organına egemen olduğu, İçtüzük uyarınca muhalefetin yeterince konuşamadığı ve dolayısıyla yasaların 3-5 gün içinde çıkarılabildiği bir ortamda, Bakanlar Kurulu’na KHK çıkarma yetkisi verilmesi, anayasal kuralın amacı ve özüyle bağdaşmamaktadır‘. şeklinde yapılan iptal başvurusu oy çokluğu ile reddedilmiştir.

Devamını Oku..

Karayolu Taşıma Kanunu’nun Ulaştırma Bakanlığının yerine getirmekle yükümlü olduğu görev ve yetkilerinin tamamını veya bir kısmını devredebileceğine ilişkin 35. maddesi; hükmün idarenin kolluk faaliyetleri içinde yer alan ve mutlaka Devletin memurları ve diğer kamu görevlileri aracılığıyla yürütülmesi zorunlu olan asli ve sürekli görevlerinde gerçek ya da özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesine olanak tanıdığı gerekçesiyle Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı bulunarak iptal edildi.

Devamını Oku..

Amaç dışı kullanılmak suretiyle vasıfları bozulan mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacıyla yapılacak olan masraflar tespit edilerek o yerin ıslah çalışmalarında kullanılmak üzere kaynak yaratılması, ıslah edilmek suretiyle mera olarak kullanılabilecek alanların kiraya verilmesi halinde bu alanlarda hayvancılık tesisi kurulabilmesini öngören kanun tasarısı TBMM tarafından 27.02.2013 tarihinde kabul edilerek kanunlaştı.

Devamını Oku..

chp_444u_anayasa_mahkemesine_goturdu_h2451Anayasa Mahkemesince, Bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerine yapılacak istinaf başvurularından, idari yaptırımlar konusunda sulh ceza mahkemelerince verilen son karara karşı itirazen yapılacak başvurulardan ve icra mahkemelerinin kararlarına karşı itirazen yapılacak başvurulardan alınacak harçlar yönünden, ödeme gücü olmayanlara etkili adli yardım sağlayacak bir sistemin dava konusu kurallarla birlikte düzenlenmediğini belirterek, hukukumuzda adli yardıma ilişkin tek düzenleme olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümlerinin, anılan harçlar bakımından uygulanmasını sağlayacak herhangi bir atıf yapılmamış olması dolayısıyla söz konusu harçları ödeme gücü olmayanlar bakımından mahkemeye erişim hakkını engelleyecek nitelikte sayarak 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13. maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun değiştirilen “IV. Temyiz, istinaf ve itiraz harçları” kısmının (f), (g) ve (h) fıkralarının iptaline  ve iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

Devamını Oku..

Karayolları Trafik Kanununun 36. Maddesi sürücü belgesi olmadan araç kullananların araç sahibi olmaması halinde tescil plakasına da ceza düzenleneceğini hüküm altına almış olup araç sahibinin kusurunun bulunup bulunmadığı, aracı sürücü belgesi olmayan kişiye bilerek verip vermediği değerlendirilmeden idare tarafından yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu,  ayrıca itiraz konusu kuralda araç sahibinin hangi eyleminin suç sayıldığı açık bir şekilde gösterilmediği ve araç sahibi olma ile suç arasındaki illiyet bağının ne suretle oluştuğu da  belirtilmediğinden söz konusu hükmün iptaline karar verilmiştir.

Devamını Oku..

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2011/9823 E. 2011/19204 sayılı kararı ile faizlerdeki düşme sebebiyle tüketici kredilerindeki yapılandırmaların, bankaların kendi insiyatifi ile yapıldığını bu sebeple yapılandırma ile ilgili faiz oranı, kalan taksit tutarı ve ödeme süresi gibi konularında tüketicilerin açıkça bilgilendirilmesinin zorunlu olduğunu, yapılandırma işlemini yapan banka tarafından tüketiciden erken ödeme komisyonu veya plan değişikliği adı altında talep edilen ücretlerin ise hukuka aykırılık teşkil ettiğine karar vermiştir.