Blog

 

Davanın Özeti: Ankara ili, Maltepe Vergi Dairesinde gelir uzmanı olarak görev yapmakta iken, Maliye Bakanlığınca 07/09/2013 tarihinde gerçekleştirilen vergi müfettiş yardımcılığı yazılı sınavında başarılı olan davacının, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemle sınavın dayanağı olan ve 31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının, 18 inci maddesinin 1 inci fıkrasının, 19 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan “Giriş sınavında başarılı olan adaylarla başarı sırasına göre en başarılı %5’in ad ve soyadlarıyla aday numaralarının yer aldığı listeler, uygun yerlere asılmak ve Başkanlık internet sitesinde yayımlanmak suretiyle duyurulur.” cümlesinin, 19 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının 2. cümlesindeki “sınavda başarılı olan” ibaresinin iptali ve yürütülmesinin DURDURULMASI İSTENİLMEKTEDİR.

Devamını Oku..

 

 Kural olarak yargılama safhasında sunulmayan delil Yargıtay aşamasında ileri sürülemez ve dikkate alınmaz. Ancak, borcu ortadan kaldıran bir delil bu kuralın dışındadır.Davacı, fark kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, ilave tediye, ikramiye, giyim yardımı, yol yardımı, havlu-sabun bedeli, yemek bedeli KHK tazminatı, fazla mesai, hafta tatiliyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar VERİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm ALTINA ALMIŞTIR.

Devamını Oku..

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Devamını Oku..

 

Davanın açıldığı tarihte miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.Belirli alacaklar için belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür.

Devamını Oku..

 

Kişilik haklarına saldırı niteliği taşımasına karşın, bir basın açıklamasının kişinin rızası nedeniyle hukuka uygun sayılabilmesi için verilen rızanın yasanın belirlediği sınırlar içerisinde kalması gerekir. Hukuka ya da ahlaka aykırı olarak verilmiş olan bir onay basın yoluyla yapılan açıklamayı hukuka uygun hale getirmez. O halde, şeref ve haysiyet gibi kendisinden vazgeçilemeyen değerlere yönelik saldırılara ilişkin rıza hukuka aykırıdır. Bu nedenle, gerektiğinde kişinin kendisine karşı dahi mutlak olarak korunması gereken “kişilik onuru, kişilik, sır alanına giren gizli yaşam” gibi olguların kişinin rızası ile yayımlandığı düşünülerek, hukuka aykırılığın kaldırıldığı ve saldırının haklılık kazandığı kabul edilemez.

Devamını Oku..

 

Hakaret suçundan sanık Atilla Ayık’ın 5237 sayılı TCK’nun TCK’nun 125/3-a, 125/4, 62, 50/1-a ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.000 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Beypazarı Sulh Ceza Mahkemesince verilen 18.04.2008 gün 221-182 sayılı karardan sonra sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duruşma açılarak hükmün açıklanmasına ilişkin Beypazarı Sulh Ceza Mahkemesince verilen 30.04.2012 gün ve 88-259 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen YARGITAY 4. Ceza Dairesince 23.12.2013 gün ve 29305-33302 sayı ile;

Devamını Oku..

Taraflar arasında görülen  davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuş bozma kararı üzerine

Mahkemece direnme kararı verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Devamını Oku..

 

Somut dava, TMK m. 194. gereğince aile konutu hukuksal nedenine dayalı olarak ipoteğin kaldırılması ve taşınmaz kaydına şerh konulması istemine ilişkindir. Taşınmaz kaydında aile konutu şerhi olmadığı açıktır. Ancak, davalı banka taşınmazın bu niteliğini bilerek, ipotek tesisi sırasında taşınmaz maliki olmayan eşin muvafakatini almıştır. Kaldı ki, davalı banka aşamalarda ısrarla ipotekten davacı eşin de haberdar olduğunu ve onun da oluru ile ipotek tesis edildiğini savunmuştur. Banka’nın, taşınmazın aile konutu niteliğini bilmesi karşısında, muvafakatnamedeki imzanın davacı kadına ait olmaması da sonuca etkili değildir.

Devamını Oku..

 

Davacılar, murislerinin ölümüyle sonuçlanan olayın, iş kazası olduğunun tespitine karar VERİLMESİNİ İSTEMİŞTİR. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine KARAR VERMİŞTİR.

Hükmün, davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Dr. Dilek Doğan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Devamını Oku..

 

Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren fazla mesai kararı. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, ücreti verilmiş olsa bile 270 saatten fazla yapılan çalışma halinde iş sözleşmesini tek taraflı sonlandıran işçiye, kıdem tazminatının ödeneceğine hükmetti.

Devamını Oku..

 

Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatıyla fazla mesai ücreti, prim, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar VERİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.

YEREL MAHKEMECE, davanın kısmen kabulüne KARAR VERİLMİŞTİR.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Devamını Oku..

 

YEREL MAHKEMECE verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Devamını Oku..

 

Kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçundan sanıklar Mehmet Ö. Ö. ve Adnan K.’nın, 5237 sayılı TCY’nın 37, 158/1-e, 43/1, 62/1 ve 52/1-2-3 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15’şer gün hapis ve 12.500’er lira adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.12.2005 gün ve 337-446 sayılı hükmün, sanık Adnan, sanık Mehmet müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, YARGITAY 11. Ceza Dairesince 12.10.2009 gün ve 11060-11936 sayı ile;

Devamını Oku..

 

 Davacı vekili, işe iade dosyasında mahkemenin davanın kabulüne karar verdiği halde, temyiz incelemesi sonucunda YARGITAY 9. Hukuk Dairesi’nce iş sözleşmesinin belirli süreli olarak kabul edilerek davanın bozularak ortadan kaldırıldığını ve reddine karar verildiğini, müvekkiline belirli süreli sözleşme gerekçe gösterilerek kıdem tazminatı ödenmediğini belirterek, davalıdan kıdem tazminatının ÖDETİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.

Devamını Oku..

 

 Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışmayla ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar VERİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.Mahkemeisteği kısmen hüküm ALTINA ALMIŞTIR.

 

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. Yücesoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:

Devamını Oku..