Category: Genel

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/06/2014 tarih ve 2011/272-2014/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi Fatma Serap İmamgiller tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Devamını Oku..

Bir hareketin mobbing sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Ayrıca, bu şekilde davranışlara maruz kaldığını ispat yükü iddia edene düşer. Yani işçi mobbinge maruz kaldığını ispat etmelidir.

Devamını Oku..

Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Dava doğrudan tüzel kişiliği bulunmayan Banka Şubesine yöneltilerek açılmış, karar başlığında davalı olarak Bankaya izafeten Şube gösterilmiştir. Davanın Banka’ya karşı açılması gerekirken Şube aleyhine açılması hatalıdır.

Devamını Oku..

Sanık, mağdur ya da bir başkasının maldan yararlanmamasını bizzat malın kendisine zarar vererek, bu surette malın işlevini yerine getiremez hale sokarak gerçekleştirmektedir. Zarar bizzat malın kendisinde meydana gelmekte, dolayısıyla mağdur malını özgülediği amaç doğrultusunda kullanamamaktadır. Sanığın, mala her hangi bir zarar vermeden yapacağı eylemlerle mağdurun maldan yararlanmasına engel olması halinde, burada mala zarar verme suçu oluşmayacaktır.

Devamını Oku..

Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3. İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.12.2010 gün ve 2009/769 E., 2010/1119 K. sayılı karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09.05.2013 gün ve 2011/11184 E., 2013/14028 K. sayılı kararı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Devamını Oku..

Davacılar  ile davalı arasında Birleşen 2002/661 Esas sayılı davada davacı ile davalı ,Birleşen 2008/512 Esas sayılı davada davacı  ile davalı, Birleşen 2003/146 Esas sayılı davada davacı ile davalı arasındaki davadan dolayı Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.05.2011 gün ve 2009/365-2011/307 sayılı hükmü onayan Dairemizin 22.03.2012 gün ve 2011/5056-2012/1843 sayılı ilamı aleyhinde davalı-k.davacı kooperatif vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Devamını Oku..

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 6352 sayılı Yasanın 83. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın karşılıksız yararlanma suçunu düzenleyen 163. maddesine;
“(3) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenleme içeren 3. fıkra eklenmiş,
Aynı Yasanın 84. maddesi ile de;
“5237 sayılı Kanunun 168. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve karşılıksız yararlanma” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(5) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.” hükmü getirilmiştir.

Devamını Oku..

Taraflar arasında görülen davada Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/03/2013 tarih ve 2012/26-2013/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Rahime Tezcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Devamını Oku..

Davacı, 5510 sayılı Kanuna eklenen 25. maddeye göre borçlarını yapılandırılmasına ve aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M……. K……. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Devamını Oku..

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

 

 

 

 

Devamını Oku..

Taraflar arasındaki ‘tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Sulh 2.Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 19.07.2007 gün ve 2006/1542-2007/875 sayılı kararın incelenmesi Davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 18.12.2007 gün ve 2007/11791-14023 sayılı ilamı ile;
(“…Uyuşmazlık iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkin olup, mahkemece istemin kabulü üzerine hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
6570 Sayılı Yasa kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse Yasanın 7/d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. 6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine dayanması halinde yeni malikin iktisap günü de dahil olmak üzere iktisap tarihinden itibaren bir (1) ay içinde kiralananı satın aldığını ve ihtiyacı, olduğunu kiracıya bildirmesi ve yine iktisaptan itibaren iktisap günü dahil altı (6) ayın sonunda dava açması gerekir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür.

Devamını Oku..

Davacı dava dilekçesinde; davalı kızı için Ceyhan Aile Mahkemesi’nin 2008/531 esas, 2009/299 karar sayılı ilamı ile aylık 400 TL yardım nafakasına hükmedildiğini ancak davalının eğitim hayatının sona erdiğini ve kendisinin de emekli olması nedeniyle gelirinin düştüğünü belirterek, yardım nafakasının öncelikle kaldırılmasını, bu talepleri kabul edilmediği takdirde yardım nafakasının uygun bir miktara indirilmesini talep ve dava etmiştir.

Devamını Oku..

Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak davalının tacir olup olmadığı hususu araştırılıp, davalının tacir olması durumunda faizin hesabında TBK.’nun 88 ve 120. maddesindeki sınırlamalarının etkili olmayacağı gözetilerek faizin hesaplanması gerekirken bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

Devamını Oku..

HMK yargılamasında ” Uzman görüşü özel bilirkişi raporu” nu, mahkeme özellikle özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda tarafın sunduğu uzman görüşünün dava konusuyla ilgisi olması halinde almak ve değerlendirmek zorundadır.

 

Devamını Oku..

Dava, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli aylığı bağlanarak 30 fiili  hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi ödenen davacının, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine, 30 fiili hizmet yılından fazla geçen süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesi isteğiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali,  yoksun kaldığı ikramiye tutarının  yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi İSTEMİYLE AÇILMIŞTIR.

Devamını Oku..