Blog

Yargıtay 9. Hukuk dairesinin 03.05.2013 tarih ve 2011/7849 E. 2013/13353 sayılı kararı ile satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususunun günlük faaliyet planları ile iş çizelgelerinin dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığının araştırılması ve işçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretlerini tam olarak karşılamadığının belirlenmesi halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Devamını Oku..

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 12. maddesine göre perakende satışa arz edilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir, okunabilir şekilde o malla ilgili tüm vergiler dahil fiyat, üretim yeri ve ayırıcı özelliklerini içeren etiket konulması, etiket konulması mümkün olmayan hallerde aynı bilgileri kapsayan listelerin görülebilecek şekilde uygun yerlere asılması zorunludur. Etiket, fiyat ve tarife listelerinde belirtilen fiyat ile kasa fiyatı arasında fark olması durumunda ise tüketici lehine olan fiyat üzerinden satış yapılır.

Fiziksel çevrenin engelliler için ulaşılabilir ve yaşanılabilir kılınmasına yönelik olarak imar planları ile kentsel, sosyal, teknik altyapı alanlarında ve yapılarda, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uyulması zorunluluğunun pekiştirilmesini öngören ve bu doğrultuda yapılara ilişkin planların Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün onayına sunulması amaçlayan İmar Kanununda değişiklik yapılmasına dair yasa teklifi 12.07.2013 tarihinde TBMM başkanlığına sunulmuştur.

Gezi eylemleri sırasında demokratik ifade, toplanma, yürüyüş, itiraz hakkını kullanan eylemcilere karşı sopa, silah, pala veya zırh olarak adlandırılan kesici aletlerle saldıran ve halkta panik ve korku uyandıran davranışlar sergileyen kişiler tepki yaratmış olup 5237 sayılı TCK’nın 114. maddesine aşağıda yer alan (a) bendinin eklenmesi ve böylece kişi bazında esas alınan temel hak ve özgürlüklerin aslında kamunun özgürlüklerinin güvencesi olduğu ve bunların ihlali halinde de kamu özgürlüklerinin tehdit altında olduğu ve tam da bu sebeple özel olarak buna yönelik ihlallerin cezalandırılması amaçlayan kanun teklifi TBMM başkanlığına sunulmuştur.

Devamını Oku..

Çankaya Kaymakamlığı Tüketici sorunları hakem heyeti tarafından 25.06.2013 tarihinde verilen kararla dijital yayın aboneliğini sonlandıran tüketici aleyhine abonelik sonlandırma bedeli, taahhüt bozma bedeli ve kurulum bedeli adı altında düzenlenen faturanın iptaline karar verilmiştir.

Devamını Oku..

Mülkiyet Hakkına, Temel Hak ve Hürriyetlere ve kanun önünde eşitlik ilkelerine aykırılıklar nedeniyle ülkemiz mahkemelerinin karara bağlamadığı ve bütün mercilerin tüketilmesinden sonra başvurulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulardan harç alınmamaktadır. Ancak özellikle taşınmaz mal mülkiyetine ilişkin davalarda AİHM’e harçsız olarak başvurulduktan sonra yeni yasal düzenlemeler kapsamında kişiler AİHM’den dosyaları gönderildikten sonra Türkiye’de dava açabilmek için katlanılmayacak miktarlarda harç ödemekle karşı karşıya kalmakta olup, hakkı ihlal eidlen bu kişilerin mağduriyetlerinin engellenmesi amacıyla 6100 sayılı HMK’nın 120. maddesindedeğişiklik yapılması için kanun teklifi verilmiştir. Buna göre ilgili maddeye eklenecek hüküm ile AİHM’nin ret kararları dışındaki kararları doğrultusunda, davaların devamı, gereği veya başvuru konusu hakkın teslimi için Türkiye’de açılan davalardan harç alınmaması öngörülmüştür.

Türkiye Ekonomisi açısından büyük önem taşıyan marka faaliyetlerinin ve markalaşma sürecinin hızlandırılması, markalaşmaya ilişkin yeterli altyapı ve yüksek standartların oluşturulması ve ulusal firmalara bu faaliyetlerinde yeterli desteğin sağlanması ve Türkiye’nin yatırım ortamının uluslararası çevrelerde tanıtılması amacıyla da örtüşecek merkezi Ankara’da bulunan “ULUSAL MARKA AJANSI” kurulması ile; Türkiye’nin geçmişten günümüze yarattığı markaların süreçleriyle birlikte bir bütün halinde sanatsal ortamlarda ve çağdaş sanatsal disiplinlerle sunulması, Türkiye’de marka bilincinin arttırılması ve uluslararası alanlarda güçlü markaların yaratılması hedefine katkı sağlamak amacıyla bir “MARKA MÜZESİ” kurulmasına ilişkin yasa teklifi TBMM Başkanlığına sunulmuştur.

İşyerindeki risklerin önlenmesinin veya yeterli derecede azaltılmasının, teknik tedbirlere dayalı toplu korunma ya da iş organizasyonu veya çalışma yöntemleri ile sağlanamadığı durumlarda kullanılacak kişisel koruyucu donanımların özellikleri, temini, kullanımı ve diğer hususlarla ilgili usul ve esasları belirleyen ve k, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yer alan işyerlerini kapsayan yönetmelik 02.07.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup 11/2/2004 tarihli ve 25370 sayılı Resmî Gazete`de yayımlanan Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik de yürürlükten kaldırılmıştır.

Devamını Oku..

6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 22. maddesi gereğince anonim şirketlerin esas sözleşmelerini ve limited şirketlerin şirket sözleşmelerini, yeni Türk Ticaret Kanununa uyumlu hale getirmeleri için öngörülen süre 1.7.2014 tarihine kadar uzatılmış olup sürenin uzatılmasına ilişkin düzenlemeyi öngören tebliğ 29.06.2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

2012 yılında 6273 sayılı kanunla karşılıksız çek sonucunda borçluya verilen hapis cezasının kaldırılması neticesinde karşılıksız çek alacaklılarının hakları zarar görmüş ve geçen bir yıllık zamanda azalacağı planlanan karşılıksız çekler bir yıl önceki rakımın yaklaşık 5 kat fazlasına çıkmıştır.

Devamını Oku..

Tutuklu milletvekillerinin haklarında verilmiş herhangi bir kesin hüküm olmamasına rağmen tutukluluklarının devamı süresince iletişim araçlarından yoksun kalmaları neticesinde ülkedeki olaylar ve TBMM’de gerçekleştirilen yasama ve yürütme faaliyetlerini izleyememeleri sebebiyle hiçbir sınırlamaya tabi tutulmaksızın internet, televizyon ve yazılı basından yararlandırılması öngören yasa teklifi ilgili meclis komisyonuna sunulmuştur. Yasa teklifinin kabul edilmesiyle birlikte tutukluluk hallerine ilişkin bir düzenleme yapılmayan vekillerin sayılı imkanlardan yararlanmasına imkan tanınacaktır.

Devamını Oku..

Bor tuzları, Trona ve Asfaltit madenleri ile Nükleer Enerji hammaderinin işletilmesini, linyit ve demir sahalarının bazılarının iadesini düzenleyen kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı meclis gündeminde görüşülmekte, söz konusu tasarının 2. maddesine;

Devamını Oku..

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 41. maddesi ile umuma açık mahallerde eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanılması ve/veya iletilmesine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Kanun hükmünün 2. fıkrasında “Eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanan ve/veya ileten umuma açık mahaller; mahallin bulunduğu bölgenin özelliği, mahallin nitelik ve niceliği, fikri mülkiyete konu eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların mahalde sunulan ürün veya hizmetin ayrılmaz bir parçası ve ürün veya hizmete katkısı olup olmadığı ve benzeri hususlar dikkate alınmak suretiyle sınıflandırılır veya sınıflandırma dışı bırakılır.” hüküm altına alınmıştır. Bu kanun hükmünün gerekçe gösterilmesi ile lisanslama sözleşmesi imzalamayan ve çeşitli alanlarda faaliyet gösteren esnaflara işyerlerinde radyo, televizyon veya internetten müzik dinledikleri için yapılan işe ve işyeri büyüklüğüne bakarak cezai yaptırımlar uygulanmaktadır. Ancak meslek birliklerince söz konusu yasa hükmünün iyiniyetle uygulanmaması neticesinde lokanta, berber, bujiteri, ayakkabı satıcıları gibi çeşitli küçük işletmelere dahi işyerine ilave kazanç getirecek olmamasına rağmen cezai yaptırım uygulanmış ve küçük esnaf bu yükümlülüklere katlanmak durumunda bırakılmıştır. Bu sebeple TBMM’ne söz konusu madde ile ilgili yasa teklifi verilmiş olup, 2. fıkraya eklenecek cümle ile eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların mahalde sunulan ürün veya hizmetin ayrılmaz bir parçası olmaması ve ürün veya hizmete katkısının olmaması hallerinde sınıflandırma dışı bırakılması öngörülmüştür.

Devamını Oku..

Emekliliğe yaş ve prim gün sayısı itibari ile hak kazanan ve aynı zamanda prim borcu bulunanların, altı ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurmaları halinde, birikmiş prim borçlarının Hazine tarafından Kuruma ödenerek ve emekli edilmeleri ve Hazine tarafından ödenen borçların ilgililerin bağlanacak emekli maaşlarından taksitler halinde tahsil edilmesini öngören yasa teklifi TBMM’de ilgili komisyonda görüşülmeye devam edilmektedir.