Blog

766104_detayYargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.02.2013 tarih 2012/4-575 Esas 2013/249 sayılı kararında; dava konusu tesisin cep telefonlarının kullanımı için zorunlu olduğu ve bu tesisin geniş bir kitleyi ilgilendirmesi nedeniyle kamuya hizmet vermeyi amaçladığı tartışmasız olduğu, ancak insan yaşamında tehlike yaratma ihtimalinin bulunması nedeniyle insan yaşamına, sağlığına üstünlük tanınmasının gerekli olduğu belirtilmiştir. Kararda Türk Medeni Kanununun 737 ve devamı maddelerinde komşuluk hukukunun düzenlendiği bu madde ile herkese taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınma yükümlülüğü getirildiği, yönetmeliğe uygun olarak çalıştırılsa bile baz istasyonu nedeniyle zararın veya zarar ihtimalinin bulunması halinde yönetmeliğe uygun olduğundan söz edilerek zarar verenin sorumluluktan kurtulması, kullanıma devam edilmesi sonucunu doğurmayacağı, yönetmeliğe uygun olmaması halinde ise hukuka aykırılığın gerçekleşmiş olacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca Yargıtay hukuk kurallarındaki norm düzenlemesi itibariyle yönetmelik ve yönetmeliğe uygun bir işlem yapılsa bile buna karşın çevreye verilen zarardan eylemi gerçekleştirenin sorumlu olmayacağı sonucu doğmayacağını, uyuşmazlığın çözümünde yönetmeliğe değil, yasaya, genel hukuk kurallarına ve sorumluluk ilkelerine göre karar vermenin zorunlu olduğuna dikkat çekerek yönetmeliğe göre verilen sertifikanın bağlayıcı olarak kabul edilmesini mümkün görmemiştir.

Hukuk Genel kurulunca somut olay değerlendirilerek; baz istasyonlarının kaldırılmasını isteyen davacıların kesin bir zararlandırıcı işlemle karşı karşıya kaldıkları ve baz istasyonunun somut zarar verdiği kanıtlanmamış olsa dahi bu yöndeki ihtimale yönelik kamuoyunda süregelen açıklamalar ve davacılar tarafından bu durumun bilindiği bir psikolojik ortamda evlerine yakın mesafede bir baz istasyonu bulunmasının kendilerinde derin bir kaygı ortamı, tedirginlik ve ümitsizlik yarattığını kabul edilmiştir. Anayasaca teminat altına alınan yaşam hakkı ve üzerinde ikamet ettiği konutundaki mülkiyet hakkını da birlikte değerlendirerek bu hizmetin davacılara ait konutların bulunduğu yere bu kadar yakın bir mesafede verilmesinde zorunluluk bulunmadığı , davacılara ve çevreye zarar verme ihtimali olmayan daha müsait bir alanda verilmesinin de olanak dâhilinde olduğu belirtilerek baz istasyonlarının kaldırılmasına ilişkin verilen yerel mahkeme direnme kararının onanmasına karar verilmiştir.

 

Bir önceki yazımız olan Bedelli askerlik ücretinin indirilmesine ilişkin yasa teklifi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.