Author Archives: admin

 

 Davacıya başarı primi ödeneceği konusunda yazılı iş sözleşmesi hükmü olmamasına rağmen, işyeri içi yazışması veya işyeri uygulaması ile bu ödemenin yapılacağı yönünde işveren tarafından taahhütte bulunulup bulunulmadığı ve bu beyana güven ile çalışan davacıya başarı primi ödenip ödenmeyeceğinin dava konusu olduğu somut olayda; güven sorumluluğunun gerçekleşebilmesi için, bir kimsede hukuken korunmaya değer bir güvenin olması, bu güvene dayanılarak bir tasarruf işleminde bulunulması, tüm bunların da bir kişiye isnat edilebilmesi gerektiği, öte yandan işyerinde işveren adına hareket eden, işin ve işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan işveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı muamele ve yükümlülüklerinden doğrudan işverenin mesul olduğu, diğer taraftan işyerinde iç yazışmalarda kullanılması ve çalışana ait olması durumunda elektronik postanın belge ve delil olarak kabul edileceği gözetilmelidir.

Devamını Oku..

 

Dava, mirasçılıktan çıkarmanın iptali istemine ilişkindir. TMK’nun 510/1. maddesi uyarınca, ancak saklı paylı mirasçılar mirasçılıktan çıkarılabilir. Saklı payı bulunmayan bir mirasçının mirastan çıkarılmasına ihtiyaç yoktur. Zira, saklı pay dışında kalan kısım tasarruf edilebilir kısmı teşkil eder ve vasiyet eden esasen bunun üzerinde dilediği gibi serbestçe tasarruf edebilir. Somut olayda, mirasbırakanın kardeşi olan davacı, saklı pay sahibi değildir (TMK. Md 506). Bu durumda, mahkemece; saklı pay sahibi olmayan davacının, mirasçılıktan çıkarmanın iptalini talep ve dava etme hakkı bulunmadığı gözetilerek, davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.

Devamını Oku..

Kural olarak borçlunun aldığı emekli maaşı üzerine haciz konulamayacağı, ancak davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibi kapsamında davacı borçlunun emekli maaşından uzunca bir süre kesinti yapıldıktan sonra davacının şikayeti üzerine kesinti işlemine son verilen somut olayda, haciz ve ilk kesinti tarihinin üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen emekli maaşından kesinti yapılmasına açıkça karşı çıkmayarak zımni rıza gösteren davacının geçmişe yönelik yapılan kesintilerin iadesini talep etmesinin Medeni Kanunun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği gözetilmelidir.

Devamını Oku..

 

 Kural olarak yargılama safhasında sunulmayan delil Yargıtay aşamasında ileri sürülemez ve dikkate alınmaz. Ancak, borcu ortadan kaldıran bir delil bu kuralın dışındadır.Davacı, fark kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, ilave tediye, ikramiye, giyim yardımı, yol yardımı, havlu-sabun bedeli, yemek bedeli KHK tazminatı, fazla mesai, hafta tatiliyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar VERİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm ALTINA ALMIŞTIR.

Devamını Oku..

 

Davanın açıldığı tarihte miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.Belirli alacaklar için belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür.

Devamını Oku..

 

Kişilik haklarına saldırı niteliği taşımasına karşın, bir basın açıklamasının kişinin rızası nedeniyle hukuka uygun sayılabilmesi için verilen rızanın yasanın belirlediği sınırlar içerisinde kalması gerekir. Hukuka ya da ahlaka aykırı olarak verilmiş olan bir onay basın yoluyla yapılan açıklamayı hukuka uygun hale getirmez. O halde, şeref ve haysiyet gibi kendisinden vazgeçilemeyen değerlere yönelik saldırılara ilişkin rıza hukuka aykırıdır. Bu nedenle, gerektiğinde kişinin kendisine karşı dahi mutlak olarak korunması gereken “kişilik onuru, kişilik, sır alanına giren gizli yaşam” gibi olguların kişinin rızası ile yayımlandığı düşünülerek, hukuka aykırılığın kaldırıldığı ve saldırının haklılık kazandığı kabul edilemez.

Devamını Oku..

 

Somut dava, TMK m. 194. gereğince aile konutu hukuksal nedenine dayalı olarak ipoteğin kaldırılması ve taşınmaz kaydına şerh konulması istemine ilişkindir. Taşınmaz kaydında aile konutu şerhi olmadığı açıktır. Ancak, davalı banka taşınmazın bu niteliğini bilerek, ipotek tesisi sırasında taşınmaz maliki olmayan eşin muvafakatini almıştır. Kaldı ki, davalı banka aşamalarda ısrarla ipotekten davacı eşin de haberdar olduğunu ve onun da oluru ile ipotek tesis edildiğini savunmuştur. Banka’nın, taşınmazın aile konutu niteliğini bilmesi karşısında, muvafakatnamedeki imzanın davacı kadına ait olmaması da sonuca etkili değildir.

Devamını Oku..

 

Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren fazla mesai kararı. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, ücreti verilmiş olsa bile 270 saatten fazla yapılan çalışma halinde iş sözleşmesini tek taraflı sonlandıran işçiye, kıdem tazminatının ödeneceğine hükmetti.

Devamını Oku..

 

YEREL MAHKEMECE verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Devamını Oku..

 

Kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçundan sanıklar Mehmet Ö. Ö. ve Adnan K.’nın, 5237 sayılı TCY’nın 37, 158/1-e, 43/1, 62/1 ve 52/1-2-3 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15’şer gün hapis ve 12.500’er lira adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.12.2005 gün ve 337-446 sayılı hükmün, sanık Adnan, sanık Mehmet müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, YARGITAY 11. Ceza Dairesince 12.10.2009 gün ve 11060-11936 sayı ile;

Devamını Oku..

 

 Davacı vekili, işe iade dosyasında mahkemenin davanın kabulüne karar verdiği halde, temyiz incelemesi sonucunda YARGITAY 9. Hukuk Dairesi’nce iş sözleşmesinin belirli süreli olarak kabul edilerek davanın bozularak ortadan kaldırıldığını ve reddine karar verildiğini, müvekkiline belirli süreli sözleşme gerekçe gösterilerek kıdem tazminatı ödenmediğini belirterek, davalıdan kıdem tazminatının ÖDETİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.

Devamını Oku..

 

 Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışmayla ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar VERİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.Mahkemeisteği kısmen hüküm ALTINA ALMIŞTIR.

 

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. Yücesoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:

Devamını Oku..

13.03.2017 tarihinde www.hurriyet.com.tr’de; “İcralık evlat devri sona eriyor. Eşlerinden boşandıktan sonra mahkeme kararına rağmen çocuklarını göremeyen babalar için Yargıtay önemli bir karara imza attı. Çocuklarını ancak icra yoluyla haczederek görebilen babaların mağduriyeti, Yargıtay’ın aldığı emsal karar ile giderildi” şeklinde, 09.03.2017 tarihinde http://www.iha.com.tr’de; “Yargıtay’dan ortak velayet kararı. Çocuksuz Bırakılan Babalar Derneği Başkanı Selman Ali Işık, babalara müjde gibi olan kararda ortak velayet kararının verildiğini söyledi.” şeklinde yer alan haberlere ilişkin Yargıtay Kararı.

Devamını Oku..