Author Archives: admin

 

Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinde belirtilen sorumluluk, kusursuz sorumluluk olup, sorumluluktan kurtulmak için, nedensellik bağının kesilebilecek türden zarar görenin ya da üçüncü bir şahsın ağır kusurunun veya zararlandırıcı neticenin meydana gelmesinde öngörülmeyen bir durumun bulunduğunun kanıtlanması gerektiği gözetilmelidir.Davacı vekili, müvekkilinin kereste ticareti yaptığını, dava dışı Ç… Mad. Yay. İnş. Tur. Org. San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti’nin müvekkilinden kereste satın aldığını, bunun karşılığında D… A.Ş. A… Şubesinin 10.8.2009

Devamını Oku..

 

Somut olayda borçlu kurum, 5018 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı cetvelin 67. sırasında özel bütçeli idareler arasında sayılmış olup malları İİK’nun 82/1-1. maddesine göre devlet malı niteliğinde olduğundan haczedilemez. Bu nedenle icra müdürünün işlemi yerinde olup, mahkemece alacaklının şikayetinin reddi yerine kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup,

Devamını Oku..

 

 Taraflar arasındaki sözleşme bir yıllık sürelerle yenilenmiş olup, geçerliliğini sürdürmekte olan kira sözleşmesindeki kira artış oranı belirlenebilir ve hesap edilebilir şekilde belirtilmiş olduğundan, uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Sözleşmedeki TEFE oranındaki artış şartı, TEFE kaldırılmakla artış oranı TÜİK’in yayınladığı yurtiçi üretici fiyat endeksinin 12 aylık ortalamasına göre belirleneceğinden, takip tarihinden geriye doğru beş yıllık kira farkının belirlenmesi için dosya üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda alınacak rapora göre itirazın kaldırılması gereken kira farkı miktarı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Devamını Oku..

 

Taraflar arasındaki imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 4.İcra Hukuk Mahkemesince imzaya itirazın kabulüne dair verilen 24.08.2006 gün ve 2006/244-1023 sayılı kararın incelenmesi davalı/alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, YARGITAY 12.Hukuk Dairesince önce onanmış; davalı/alacaklı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine YARGITAY 12.Hukuk Dairesinin 08.05.2007 gün ve 2007/6841-9211 sayılı ilamı ile; (“…1- İşin, niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK.nun 366 ncı maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;

Devamını Oku..

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin ayıplı ifası nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki kesinleşip icraya konu edilen mahkeme kararı ve bilirkişi raporu ile, davalı yüklenicinin gerçekleştirdiği imalâtın ayıplı olduğu ve bu ayıbın da gizli nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Davacı iş sahibi, gizli ayıbın varlığını, konut satışında bulunduğu dava dışı Nasır Karaca’nın dosyasında yaptırdığı delil tesbiti sonucunda alınan bilirkişi raporunun kendisine tebliğ edildiği 09.11.2009 tarihinde öğrenmiştir.

Devamını Oku..

 

 Açık cezaevindeki hükümlünün cep telefonu cezası kaldırıldı. Manisa’nın Salihli Açık Cezaevi’nde hükümlü bulunduğu sırada, üniversite sınavına başvuru için ÖSYM bürosuna götürüldüğünde üzerinde cep telefonu bulununca hakkında tutanak tutulan R..’ın, 11 gün hücre hapsine çarptırıldığı kararı, Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi ‘üniversite binası cezaevi infaz kurumu değildir’ Nitelikli yağma suçundan Salihli Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan R..’ın, cep telefonu bulundurmak eylemi nedeniyle 5275 sayılı

Devamını Oku..

 

Davacı-davalı erkeğin, eşinin hastalığı ile ilgilenmemesi davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı oluşturur. O halde davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminat (TMKm.174/2) takdiri gerekir.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Devamını Oku..

 

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:5237 sayılı TCK’nın 135 inci maddesinde düzenlenen “Kişisel verilerin kaydedilmesi” suçunun oluşabilmesi için, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, hukuka aykırı olarak kaydedilmesi gerekmekte olup, suçun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevreyle paylaştığı, herkes tarafından bilinmeyen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli,

Devamını Oku..

 

 

Dava, geç teslim nedeni ile uğranılan kira kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesinin “gayrimenkulün teslimi ve kullanılması” başlıklı kısmında gayrimenkulün inşaat süresi 30 ay olarak düzenlenmiştir. Her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, alacaklı, temerrüde düşen borçludan TBK.125. vd. (BK. 106. vd.) maddeleri çerçevesinde aynen ifa ve gecikmeden dolayı uğradığı zararının veya aynen ifayı reddederek müspet zararının yahut sözleşmeyi feshederek menfi zararının tazminini seçimlik olarak isteyebilir. Somut uyuşmazlıkta davacı, sözleşmeye ayakta tutarak geç teslim nedeni ile uğradığı zararın tazminini istemektedir.

Devamını Oku..

Yargıtay Soma davasını onadı: Aslolan insan yaşamıdır. Soma davasında mahkeme faciada ölen işçilerin yakınlarına 125 bin liraya kadar tazminat verilmesine hükmetmişti. TKİ bu rakamı fazla bularak temyiz hakkını kullandı. Davayı inceleyen Yargıtay, mahkemenin kararını onayarak, “Aslolan insan yaşamıdır ve yakınlarında açılan derin ıstırabı hiçbir değer telafi edemez” dedi.” Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar VERİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.

Devamını Oku..

 

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Borçlar Kanunu’nun 397. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 513.) maddesi hükmüne göre; aksi sözleşmeden ve işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekil edenin ölümü ile vekalet ilişkisi son bulur.

Devamını Oku..

 

Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için; olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanunun 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, aynı Kanunun 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi gerektiği ve bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesinin zorunlu olduğu gözetilmelidir.Dava, iş kazasının tespiti İSTEMİNE İLİŞKİNDİR.Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine KARAR VERİLMİŞTİR.

Devamını Oku..

 

Satılan malın garanti süresinin yasada öngörülen zamanaşımı süresinden daha uzun olması durumunda zamanaşımı süresi değil garanti süresi uygulanır.Davacı vekili, davalılardan satın alınan aracın 4 motor pistonunun birisinin üst kısmında erime, birisinin de üst kısmında çatlama meydana geldiğini iddia ederek, aracın yenisiyle değiştirilmesini yahut 27.109,50 TL bedelinin iadesini ve araç aksesuarlarının iadesini veya araç (4.500 TL) ödenmesini, ayrıca 2.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve DAVA ETMİŞTİR.

Devamını Oku..

 

Kimlik bilgileri kullanılarak talebi olmaksızın adına sahte imzalarla telefon hatlarının açılmış olması sebebiyle kişilik haklarının zarara uğradığından bahisle manevi tazminat talebinde bulunan davacının bu zararının oluşmasından sadece ilgili telefon şirketi adına hareket eden davalı değil aynı zamanda tüzel kişiliğe sahip olan ve abonelik sözleşmelerinde bayi olarak adı yer alan ilgili şirket ile bayisini iyi seçmeyerek ve gerekli denetimleri yapmayarak zararın doğmasına sebep olan GSM operatörü şirketinin de sorumlu tutulması gerektiği gibi ortaya çıkan zarar sebebiyle ödenecek tazminat miktarı hakimin takdir yetkisine bırakılmış olduğundan, bu miktarın olayın özelliği, kusur oranı ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak, elde edilmek istenilen tatmin duygusunu geçmeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmelidir.

Devamını Oku..

 

 

Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK’nın 26). Davalı kadının cevap dilekçesinde yoksulluk nafakası talebi olmadığı halde, lehine yoksulluk nafakası takdiri doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kadın yararına takdir edilen nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Devamını Oku..