Author Archives: admin

Asil memur olarak en az iki yıl çalıştıktan sonra istifa yoluyla memurluktan ayrılanlara ayrıldıkları tarihteki derece ve kademeleri dikkate alınarak, başvurdukları tarihteki geçerli katsayılar üzerinden hesaplanacak tutar kadar tazminat verilmesi ve emekli ikramiyesi hesabında da güncel katsayıların dikkate alınması amacıyla TBMM Başkanlığına sunulan yasa teklifi komisyonda görüşülmeye devam edilmektedir.

Devamını Oku..

Boşanmış çiftlerden çocuğun velayetine sahip olan ebeveynin, çocuğun diğer ebeveyn ile görüşmesini engellemesi sonucunda çocukla görüşme gayesinde olan ebeveynin İcra İflas Kanunu’na göre ödemesi gereken masraf ve harcın kaldırılmasını öngören ve TBMM Başkanlığına sunulan yasa teklifi komisyonda görüşülmeye devam edilmektedir. İcra İflas Kanunu’nun 25. maddesine eklenecek bu madde ile boşanmış anne ve babalar arasındaki çekişmeler nedeniyle velayet hakkına sahip olmayan ebeveyne, çocuğu göstermeme ve çocuğu kaçırma gibi nedenlerle yüklenen maddi külfetin kaldırılması ve konusu çocuk olan bu icra yolunun her türlü harç ve masraftan arındırılması amaçlanmaktadır.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununa “İş Mahkemesi ilamı ile hükme bağlanmış işçi alacaklarının şirketten tahsilinin mümkün olmadığı icra-iflas dairelerinden alınacak aciz veya akamet belgesi ile ortaya çıkması halinde bu alacaklardan Anonim Şirket yönetim kurulu üyeleri, Limited Şirketlerde ise ortaklar sermaye payları oranlarında tüm şahsi malvarlıkları ile sorumludurlar” şeklinde eklenecek ek madde ile işçi alacaklarının kanun güvencesine alınması amacıyla TBMM Başkanlığına sunulan yasa teklifi komisyonda görüşülmeye devam edilmektedir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasına göre Kat malikleri kurulu, yılda bir defadan az olmamak üzere yönetim planında gösterilen zamanlarda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde toplanır. Ancak önemli bir sebebin çıkması halinde, yöneticinin veya denetçinin veya kat maliklerinden üçte birinin istemi üzerine ve toplantı için istenilen tarihten en az onbeş gün önce bütün kat maliklerine imzalattırılacak bir çağrı veya bir taahhütlü mektupla, toplantı sebebi de bildirilmek şartıyla, kat malikleri kurulu her zaman toplanabilir.

Devamını Oku..

Medeni Kanuna göre boşanma sonucu irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar. Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hallerinde ise ancak mahkeme kararıyla kaldırılabilir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2012/15421 Esas 2013/1789 sayılı kararı ile genel kredi sözleşmesini imzalayan kefilin, genel kredi sözleşmesinde borçlunun bankayla yapmış olduğu ve ileride yapacağı işlemlere “kefil olmayı” kabul ettiği hükmü yer alsa dahi, imzası bulunmayan kredi kartı ve tüketici kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borçlar için sorumlu tutulmasının mümkün olmadığına karar verilmiştir.

Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda dava şartı olarak düzenlenen gider avansının dava açılırken yatırılmasının gerekliliği ve süreler yargılamanın hızlı bir şekilde çabuk bitirilmesini temin amacıyla getirilmiştir. Kanuna göre; mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için davacıya kesin süre verilir. Söz konusu madde ile mahkemece verilen süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemiş olması halinde mahkemece davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesini öngörülmüştür. Ancak Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2012/21075 Esas 2013/1210 sayılı kararında gider avansının 2 haftalık kesin süre geçtikten sonra fakat duruşmadan önce yatırılması halinde dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerine usul ekonomisi açısından işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğine karar vermiştir.

Sınırları kesin olarak belirlenmiş olan tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinde yer alan; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması, ön izin verilmesi, kullanma izni verilmesi, ecrimisil, tahsis, işletme hakkı verilmesi, işletilmesi, işlettirilmesi ve tahliye işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Tabiat varlıkları ve Doğal Sit Alanları İle Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmelik 02.05.2013 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Devamını Oku..

Yurtdışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının , yurtdışında yaptıkları boşanma işleminin Türkiye’de kabul edilmesi ve hüküm doğurması için; Türkiye’de Türk Mahkemelerinde tanıma ve/veya tenfiz davası açılması gerekir.

Devamını Oku..

Son yıllarda hasta ve hasta yakınları tarafından sağlık personeline yönelik şiddetin artması nedeniyle sağlıkları ve yaşamları tehlike altında olan sağlık çalışanlarının hizmetlerinin gereği gibi yerine getirmelerinin ancak sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarının sağlanması, şiddete yönelik eylemlerin faillerinin etkin yaptırımlarla karşı karşıya gelmeleri ve toplumun sağlık hakkına erişimin engellenmesine sebebiyet verenlerin bu sebeple cezalandırılması gerektiği düşüncesiyle Türk Ceza Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi Meclis komisyonunda ele alınmaktadır. Teklif ile; sağlık personeline yerine getirdiği sağlık hizmetinin gereklerine aykırı davranma yönünde etki eden, baskı yapan veya her ne biçimde olursa olsun hukuka aykırı olarak sağlık personelini etkileme girişiminde bulunan kişilere iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilmesi, söz konusu eylemler sonucunda sağlık hizmetinin kesintiye uğraması durumunda bu cezaların yarı oranında artırılması ile sağlık personelinin bağımsızlık ve güven içerisinde çalışmasının hukuksal koruma altına alınması amaçlanmıştır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda değişiklik yapılmak suretiyle havale edilen temyiz dilekçesine mahkeme görevlilerince giderin alındığı kaydının düşülmesinin giderin ödendiğine kesin karine teşkil etmesini ve Avukatlık Kanunu’nda değişiklik yapılmak suretiyle Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre gayrimenkulün mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde avukatlık bürolarının kurulabilmesi öngören kanun teklifi TBMM’de kabul edilerek kanunlaşmıştır.

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 66. maddesine göre toplu yapı; bir veya birden çok imar parseli üzerinde, belli bir onaylı yerleşim planına göre yapılmış veya yapılacak, alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri, sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbirleriyle bağlantılı birden çok yapıyı ifade etmekte olup toplu yapı kapsamındaki imar parsellerinin bitişik veya komşu olmaları şarttır. Ancak bu parseller arasında kalan ve imar planına göre yol, meydan, yeşil alan, park, otopark gibi kamuya ayrılan yerler için bu şart aranmaz.

Devamını Oku..

Isı yalıtımı, ısıtma sisteminin yakıt dönüşümü ve ısıtma sisteminin merkezi sistemden ferdi sisteme veya ferdi sistemden merkezi sisteme dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır. Toplam inşaat alanı ikibin metrekare ve üzeri olan binalarda ise merkezi ısıtma sisteminin ferdi ısıtma sistemine dönüştürülmesi ancak kat maliklerinin sayı ve arsa payı olarak oybirliği ile alacakları karar ile mümkündür. Yapılacak ortak işlerin giderleri ise arsa payı oranına göre belirlenir.

Yeni Ticaret Kanunu’nun 64. maddesinde yapılan değişiklik ile “Yevmiye ile yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayının izleyen faaliyet döneminin üçüncü ayın sonuna kadar notere yaptırılacağı” hükmü;  Yevmiye defterlerinin kapanış onayının izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar, yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayının ise izleyen faaliyet döneminin birinci ayının sonuna kadar notere yaptırılabileceği şeklinde değiştirilmiş olup söz konusu hüküm 01.01.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yeni Borçlar Kanunu kapsamında 01.07.2012 tarihinden sonra  işçinin işverenden alacağına ilişkin düzenlenecek ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurların tamamını taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüz olacaktır. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini göstermeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını içeren ödeme belgeleri ise ancak içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmünde sayılmakta olup, bu halde de ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur. Ayrıca öngörülen bir aylık bekleme süresi ibra sözleşmelerinin düzenlenme zamanıyla ilgili olup, kanun hükmüyle işçinin fesihle muaccel hale gelen haklarının ödeme tarihi ertelenmiş değildir.