Archives: Ekim 2017

Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda kusurun davacı- karşı davalı erkekte olduğu, davalı-karşı davacı kadına atfı kabil kusurun varlığının ispat edilemediği kabul edilerek, davacı-karşı davalı erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalıya hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, davacı-karşı davalı erkek de dava açmakla haklıdır. Öyleyse erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Devamını Oku..

Toplum yararına program (TYP) 12.03.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Aktif İş Gücü Hizmetleri Yönetmeliği’nin 62 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, işsiz kişinin TYP uyarınca Belediye’ye ait işyerinde çalışmasıyla Belediye ile işçi arasında işçi-işveren ilişkisinin kurulacağı ve bu kişilerin de sendikanın toplu iş sözleşmesi yapması için aranan işçi sayısına dahil edilmesi gerektiği gözetilmelidir.

Davacı asıl davayla davalı Bakanlığın olumlu yetki tespitinin iptaline, birleşen davayla olumsuz yetki tespitinin iptalini TALEP ETMİŞTİR.

YEREL MAHKEMECE davanın reddine KARAR VERİLMİŞTİR.

Hüküm süresi içinde davacı ve davalı T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Devamını Oku..

Davacı vekili; davacının davalı Sağlık Bakanlığına bağlı hastanede alt işverenler nezdinde çalıştığını, 2001 yılından itibaren ücretinin rızası dışında düşürüldüğünü ileri sürerek ücrct fark alacağının davalıdan tahsiline karar VERİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı Sağlık Bakanlığı cevabında; davacının işçileri olmadığını, işin anahtar teslim alt işverene verildiğini belirterek davanın reddine karar VERİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre alacakların kabulüne karar verilmiş, karar Dairemiz tarafından fark ücretin belirlenmesi YÖNÜNDEN BOZULMUŞTUR. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne KARAR VERİLMİŞTİR.

Temyiz:

Karar taraflarca TEMYİZ EDİLMİŞTİR.

Devamını Oku..

Tapu maliki İmran’ın ölü olduğu anlaşılmakla mahkemece 7201 sayılı Tebligat Kanunundaki düzenlemeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.02.2011 gün 2010/5-546-2011/11 sayılı kararı ile Kamulaştırma Kanununun 14/5. maddesi uyarınca tüm mirasçılarına dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilmesi ile taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı düşüncelerle davanın dava şartı gerçekleşmediği gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Taraflar arasındaki 4650 s. Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün YARGITAY’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Devamını Oku..

Davacı, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kendisine ait olan eşyaların davalılarca kullanıldığını belirterek uğradığı eşya bedeli zararını talep etmektedir. Mahkemece, davacının hangi eşyaları ne kadar süreyle kullanmadığının ve gerçek zararının dosya kapsamıyla tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Şu halde, davacının hangi eşyaları ne kadar süreyle kullanamadığının araştırılarak ve gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.

Davacı Tatıana vekili Avukat tarafından, davalılar Gül ve diğerleri aleyhine 20/11/2012 gününde verilen dilekçeyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/12/2014 günlü kararın YARGITAY’ca incelenmesi davacıyla davalılardan Gül ve Gürhan vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.

Devamını Oku..

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İdarece yol ve yeşil alan olarak el atılan bölümler dışında kalan ve fen bilirkişi raporunda (a) ve (c) ile gösterilen kısımların geometrik durumu ve yüzölçümleri gözönünde bulundurulduğunda tek başına kullanımları mümkün olmadığından bu bölüm bedellerinin de davalı idareden tahsiline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün YARGITAY’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Devamını Oku..