Blog

resmibelge

Ölü kişi aleyhine dava açılamazsa da ortaklığın giderilmesi davalarının özelliği itibariyle paydaşlardan birinin dava açılmadan evvel öldüğünün anlaşılması durumunda, davanın reddedilmemesi, mirasçıları davaya dahil edilerek davanın yürütülmesi gerektiği, yargılamanın yenilenmesine konu somut olayda ise, paydaşlardan biri dava açılmadan önce ölü olduğundan taraf teşkilinin sağlandığı ve hükmün kesinleştiği kabul edilemeyeceğinden mahkemece, ölü paydaşın mirasçılarına dava dilekçesinin usulüne uygun tebliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiğinden, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.

Dava satış suretiyle ortaklığın giderilmesine dair verilen hükmün yargılamanın iadesi yoluyla yenilenmesi İSTEMİNE İLİŞKİNDİR.

Yargılamanın iadesi talebinde bulunan Bilgehan, Sevim, Satı Şengül, Mürüvvet, Şenay vekili 25.12.2013 tarihli dilekçesinde; Tarsus 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/504 Esas, 2008/1358 Karar sayılı ilamıyla Tarsus Kalburcu Köyü … ada … parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini, karar kesinleştikten sonra satış memurluğunun 2009/10 sayılı dosyasında taşınmazın ihale yoluyla satıldığını, davacıların murisi olan hissedar İsmail Emir’in 08.07.2002 tarihinde vefat etmesine rağmen beş yıl sonra açılan ortaklığın giderilmesi davasında davalı olarak gösterilip yargılamaya devam edildiğini, ilanen yapılan tebligatla kararın kesinleştirildiğini, bu nedenle usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın iptaline, iptali istenilen karar gereğince Tarsus 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu’nun 2009/10 sayılısatış dosyasında yapılan ihalenin feshine karar VERİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.

Davalı Ahmet vekili, yargılamanın yenilenmesi ve ihaleinin feshinie ilişkin davanın yersiz ve haksız olduğunu, davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, davalının davanın satış aşamasına kadar olan kısımla hiçbir ilgisinin olmadığını, yargılamanın yenilenmesi şartlarının da oluşmadığını davanın reddin GEREKTİĞİNİ SAVUNMUŞTUR.

Mahkemece davacılar vekilinin talebinin, HMK’nın 375 inci maddesinde tahdidi olarak sayılan yargılamanın yenilenmesini gerektiren sebepler arasında bulunmadığı, kaldı ki davacıların murisi İsmail için gerekli araştırmalarıın yapıldığı ve ilanen tebligatın da yerine getirildiği gerekçesiyle yargılamanın iadesi ve ihalenin feshi talebinin reddine KARAR VERİLMİŞTİR.

Hükmü davacılar vekili TEMYİZ ETMİŞTİR.

Dosya içerisindeki Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/581-581 sayılı mirasçılık belgesinden dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazlarda davalı olarak gösterilen İsmail’in 08.07.2002 tarihinde ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce ÖLDÜĞÜ ANLAŞILMAKTADIR.

Her ne kadar ölü kişi aleyhine dava açılamaz ise de ortaklığın giderilmesi davalarının özelliği itibariyle paydaşlardan birinin dava açılmadan önce öldüğünün anlaşılması halinde, davanın reddedilmemesi, mirasçıları davaya dahil edilmek suretiyle davanın YÜRÜTÜLMESİ GEREKİR.

Somut olayda, davacıların murisi İsmail’in dava dilekçesinde belirtilen adresine gönderilen tebligat muhataba tebliğ edilmeden İADE EDİLMİŞTİR. Dosya içerisindeki murise ait düzenleme şeklindeki vekaletnamede bulunan açık kimlik bilgilerine ve farklı adrese rağmen mahkemece yapılan zabıta araştırmasında davalıyı bilen ve tanıyan olmadığından bahisle ilanen tebligat yapılarak yargılamaya devam edilip karar verilmiş ve hüküm DE KESİNLEŞTİRİLMİŞTİR. Her ne kadar hüküm ilanen tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de paydaş İsmail dava açılmadan önce ölü olduğundan taraf teşkilinin sağlandığı ve kararın kesinleştiği kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, ölü paydaş İsmail’in mirasçılarına dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelemesi gerektiğinden, bu nedenle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi DOĞRU DEĞİLDİR. Hüküm bu NEDENLE BOZULMALIDIR.

Sonuç olarak, yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, OYBİRLİĞİYLE KARAR VERİLDİ.

 

 

Bir önceki yazımız olan TEMİNAT SENEDİNDE BORCA İTİRAZ başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.